Gavs mı Büyük, Muhammed mi Yoksa Allah mı?

Gavs Nedir? Gavsül Azam Ne Demektir?

Tasavvufta kainatın yönetiminden sorumlu olduğuna inanılan veliler örgütünün başı. Kutub ve kutbu’l-aktab (kutublar kutbu) da denir. Manevi makamı esas alındığında daha çok kutup ya da kutbu’l-aktab denildiği halde, özellikle kendisinden yardım istenilmesi durumunda “yardım eden” anlamında gavs ya da gavsu’l-azam (en büyük gavs) olarak anılır. Ancak gavs ve kutub kelimeleri mücerret olarak kullanıldığında gavsu’l-azam ve kutbu’l-aktab anlaşılır. Gavslık makamına ibadet ve riyazetin çokluğu ile ulaşılmaz; doğrudan doğruya Allah’ın bağışı neticesinde elde edilir. Mutasavvıflara göre gavs veya gavsu’l-azam eşanlamda kutub ve de kutbu’l-aktab hakikat-i Muhammediye Muhammedi hakikat’ın mazharıdır.

Bütün kainatın yüreği mesabesindedir. Değirmen taşının milin kutb çevresinde dönmesi gibi kainat da gavsın çevresinde dönmektedir. Kainat içerisindeki bütün varlıklar hayat ruhlarını gavstan almaktadır. Cebrail onun nefs-i natıkası ruhu, konuşması; Mikail kuvvei cazibesi çekme gücü ve de Azrail kuvve-i dafiası itme gücü hükmündedir. Kainatta dilediği gibi tasarruf eder. Tasarrufu ilmine; ilmi, Allah’ın ilmine tabidir. Zahiriyle alemin zahirini, batınıyla alemin batınını idare eder.

Kaynak: https://www.manevihayat.com/konu/gavsul-azam-ne-demek.5804/


Senin Şeyhin mi Büyük, Muhammed mi Yoksa Allah mı?

Yine Sultan Veled buyurdu ki: Bir gün babam medresede bilgiler saçıyordu. (bu arada) “Halis mürid kendi şeyhinin herkesten üstün olduğuna inanan kimsedir. Mesela: bir adam Beyazid (Bistami)’nin müridlerinden birine “Senin şeyhin mi büyük, yoksa Ebu Hanife mi?” diye sordu. Mürid “benim şeyhim” diye cevap verdi. (Nihayet) o birer birer bütün sahabeyi saydı, fakat mürid yine şeyhinin hepsinden büyük olduğunu söyledi.
Sonra “Muhammed mi büyük, senin şeyhin mi?” dedi. En sonunda “ALLAH mı büyük, yoksa senin şeyhin mi diye sordu?
Mürid “ben ALLAH’ı şeyhimle gördüm, şeyhimden başka bir şey tanımam, hep onu tanırım.” dedi.
Başka bir müridden de ALLAH mı büyük yoksa senin şeyhin mi?” diye sordu. Bu mürid de bu iki büyük arasında hiçbir fark yoktur” dedi.
Ariflerden biri de “bu iki büyükten daha büyük biri lazımdır ki o farkı ortaya koysun” demiştir.
Nitekim buyurmuştur ki: “ALLAH görünmediği için peygamberler onun naibi olmuşlardır.
Hayır böyle de değil. Bu naible, naibin naibliğinde bulunduğu kimseyi ayırmak çirkin şeydir. Burada ikilik yoktur.”
Kaynak: Menakıb’ül Arifin I (Arifler’in Menkıbeleri) Ahmed Eflaki cilt 1, sf. 324-325)


Kuran-ı Kerim;

BAKARA Suresi

165. İnsanlardan bazıları Allah’tan başkasını Allah’a denk tanrılar edinir de onları Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah’a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.


En`âm Suresi

1. “Hamd Allah’adır! O ki gökleri ve yeri yaratmış, karanlıklara ve nura vücut vermiştir. Sonra, gerçeği örtenler bunları Rablerine denk tutuyorlar.”


Ali İmran Suresi

80.O, size melekleri ve Peygamberler’i Rabler edinmenizi emretmez. Siz Müslüman olduktan sonra, size kafir olmayı mı emredecek?


Kaynak:Ahmet Eflaki – Ariflerin Menkıbeleri 1.pdf